Fındıklı Belediye Başkanı Çervatoğlu: Sarayın aparatlarına asla boyun eğmeyeceğiz
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı davasında Genel Başkan Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına dair verdiği karar, yerelde sert bir tepki dalgası oluşturdu.
Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, parti binasında gerçekleştirilen basın açıklamasında adeta bir demokrasi ve direniş manifestosu yayımladı. Çervatoğlu, karara karşı asla boyun eğmeyeceklerini vurgulayarak, geçmişten bugüne uzanan devrimci gelenekle mücadeleyi büyüteceklerini ifade etti.
Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, bugünkü siyasi tabloyu geçmişle bağdaştırarak, "19. yüzyılın başında emperyalist tekeller ülkemizi işgal ettiği zaman saray onların işbirlikçisiydi. O zaman devrimci, ilerici, yurdunu seven Mustafa Kemal Atatürk halkına güvenerek bu ülkede bu cumhuriyeti bize armağan etti. Kime karşı? Saraya ve emperyalizme karşı. Bugün sarayın tetikçiliğini yapıp yeniden uluslararası sermaye ve emperyalizmin tam sömürüsü haline getirmeye çalışılan, talan edilmeye çalışılan ülkemizin tek adam rejiminin sürekli kılınmasını sağlamak için sarayın aparatları şeklinde davrananları asla ve asla bu halk kabul etmiyor." dedi.
"Cumhuriyet Halk Partisi Devrimci Damarlar Taşır"
CHP'nin sıradan bir parti olmadığını, köklerini Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndan aldığını belirten Çervatoğlu, partinin direniş ruhuna vurgu yaptı: "Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin devrimci damarlarını da taşıyan bir partidir. Halkımız asla sarayın ve saraydakilerin taleplerini değil; halkın yanında olanların, halkın iktidarını inşa edenlerin yoldaşıdır, yol arkadaşıdır. Halkımıza güveneceğiz, halkımızla birlikte sarayları nasıl 1920 ve 23’te yıktıysak, halkın iradesi kurulduysa, o dönemin Türkiye halkları bunu başardıysa, bu yüzyılda tam da yeniden sarayları yıkıp eşit, özgür, kardeşçe bir ülke yaratma mücadelesi elzemdir. Saraya değil halkımıza güveniyoruz. Asla ve asla boynumuzu bükmeyeceğiz."
"Biz İktidar Yürüyüşündeyiz, Yılmak Yok!"
Salondaki partililere ve yoldaşlarına seslenerek umutsuzluğa yer olmadığını belirten Fındıklı Belediye Başkanı, iktidar hedeflerinden milim sapmadıklarını söyledi: "Böyle üzüntülü, yoldaşlarımız üzüntülü... Yoldaşlarımızı kaybettiğimizde bile başımız diktir. O yoldaşlarımızı yitirdiğimiz an, yoldaşlarımızın mücadelesi bizi dik tutar. Hiçbir zaman boynumuzu bükmeyeceğiz. Bir kere buradaki heyecansızlığı bir giderelim. Biz iktidar yürüyüşündeyiz. Öyle bir şey yok, yılmak yok! Yılmak yok! Sandıkları kuracağız, tek tek o sandıklarda, kurulan sandıklarda onlarca çıkan oylarımız yüzlerce çıkacak. Yüzlerce çıkacak, hepimiz bir nefer olacağız. Hiç öyle yılmak, geri durmak yok."
Mustafa Kemal'in Karadeniz Yolculuğuna Atıf
19 Mayıs ruhunun ve tam bağımsızlık inancının altını çizen Çervatoğlu, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkış dönemindeki saray baskılarını anımsattı: "Niye yok biliyor musunuz? 1. Dünya Savaşı’nda emperyalistler bizi lime lime ettiği zaman bir önder çıktı. 19 Mayıs’ta Samsun’u indi, Karadeniz’e. Saray ne dedi? Geri çağırdı! Saray kimindi? Emperyalizmin uşağı! Ülkeyi parçalayan, bölen, yok eden emperyalizmin uşağına karşı kurucu önderi, lider olan, daha sonra Türkiye’nin bağımsızlığını, tam bağımsız Türkiye’yi yaratan kadronun lideri Mustafa Kemal’di. İşte 103 yıl önce cumhuriyeti bize bu anlayış; emperyalizme karşı, sarayın bütün halkına zulmüne, halka yaptığı zulme karşı, sarayın emperyalist tekellere topraklarını peşkeş çekmesine karşı 'Bu topraklarda millet var, halk var' dedi. Halkına güvendi. İşte biz o ruhun, devrimci ruhun çocuklarıyız, torunlarıyız."
"Çay Tarımını Bize Sunanların Anlayışıyla Tarımı Yeniden Kuracağız"
Bölgenin en temel can damarı olan çay üretimine ve yerel kalkınmaya değinen Belediye Başkanı, üreticinin ve halkın çıkarlarını her şeyin üstünde tutacaklarını beyan etti: "Sarayın aparatları, sarayın emirleriyle Cumhuriyet Halk Partisi’ni veya Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden uzun bir süre daha karanlığa boğamayacaktır. Tüm devrimci, demokrat, yurtsever, ülkesini seven yurttaşlarla; Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir cephe örgütlenmesiyle tam bağımsız bir ülkeyi yaratmak, eşit, özgür, kardeşçe yaşayacağımız, çocuklarımızın geleceğinin yurt dışında arandığı değil kendi topraklarında aradığı; çayı bizi ezmek için kullanan değil, tam da o kurucu felsefenin Rize’den göçü önlemek ve yerel kalkınmayı güçlendirmek için çay tarımını bize sunanların anlayışıyla yeniden tarımı, yeniden bu ülkede demokrasiyi, yeniden sokakta düşmanlığı değil omuz omuza kardeşçe yürümeyi, yeniden halay çekmeyi, yeniden horon oynamayı asla ve asla kimse bize yasaklayamayacak ve engelleyemeyecektir."
"Dün HDP'ye Yapılan Kayyum Uygulaması Bugün CHP'ye Yapılıyor"
Yargı eliyle yürütülen operasyonların ve kayyum zihniyetinin antidemokratik yapısına dikkat çeken Çervatoğlu, geçmişteki sessizliği de eleştirerek özeleştiride bulundu: "Yargı eliyle bizim partiyi, başka şeylerde... Dün HDP'ye, DEM Parti'ye yapılan kayyum uygulaması bugün kurucu bir parti olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne uygulanıyor. Bunu dün denediler. Burada biz de eksiklik yaptık. Bu denemeye karşı sessiz kalmamalıydık. Evet, ama şöyle bir şey yok: Biz bu meydanları, bu ilçeyi, bu ili, bu Karadeniz bölgesini, bu ülkeyi emperyalizmin bağışıyla almadık. Bizim atalarımızın kanlarıyla emperyalizme karşı mücadelesiyle aldık; o mücadeleyi, o bayrağı asla ve asla düşürmeyeceğiz. Onun için hiçbir arkadaşımın, hiçbir kardeşimin, abimin, ablamın boynu bükük gezmeyecek. Önce Fındıklı’da, önce burada, partimizle, duruşumuzla, belediyemizle Fındıklı’ya sahip çıkacağız. Fındıklı’da demokrasiyi inşa edeceğiz."
"Hainleri Tarih Kendi Çöplüğüne Atacak, Yoldaşlarımızı Yolda Bırakmayacağız"
Konuşmasını "hainler" ve "yoldaşlar" ayrımıyla, devrimci ahlakı överek tamamlayan Ercüment Şahin Çervatoğlu, salondan büyük bir alkış alarak sözlerini noktaladı: "Yanımızda düşenler olacak. Düşenlerden korkmuyoruz. Hainler olacak, hainleri de tarih sürecinde kendi çöplüğüne atacaktır. Biz de o atılmaya, hainleri ayıklayarak başlayacağız. Ama asla ve asla yaralı, düşen yoldaşlarımızı yolda bırakmayacağız. Devrimcilik, yol yürürken yoldaşlarını bırakmayan, onlarla birlikte zoru başarmak için azimle yürüyenlerdir. Bu süreçte hainler çıkacaktır. Devrimcilerin görevi o hainlere bakmak değil, o hainleri ayıklamak, geleceğimiz için yeniden devrimlere koşmaktır. Devrimlere ve yarınlarımıza koşmak için hep beraber, hep birlikte, omuz omuza mücadeleye, mücadeleye, mücadeleye!"
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.