Rize’nin Güneysu ilçesinde yer alan doğal güzellikleriyle ünlü Handüzü Yaylası’nda, mera ve yaylak vasıflı alanların tahsis amacının değiştirilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanması girişimi bölgede tepkiyle karşılandı.
Rize İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 05 Ekim 2026 tarihli resmi yazısıyla gündeme gelen 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki tahsis değişikliği işlemine karşı, Handüzü Yaylası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği harekete geçerek Rize Valiliği ile ilgili kurumlara itiraz dilekçesi sundu.
"Yaklaşık 1.000 Aile Doğrudan Mağduriyet Yaşayacak"
Dernek Yönetim Kurulu adına yapılan başvuruda, Başköy köyü 446 ada 1 parsel ve 447 ada 1 numaralı parsellerdeki yaylak alanlarının yalnızca sıradan bir arazi parçası olmadığı vurgulandı.
Yüzyıllardır sürdürülen geleneksel hayvancılık faaliyetlerinin bu alanlara bağlı olduğunu belirten dernek yetkilileri, mera vasfının kaldırılmasının bölgede hayvancılıkla geçinen yaklaşık 1.000 ailenin ekmeğiyle oynamak anlamına geleceğini kaydetti.
Otlatma sahalarının daralmasının üretim maliyetlerini artıracağı, hayvan varlığını azaltacağı ve köylüyü hayvancılığı bırakma noktasına sürükleyeceği ifade edildi.
"Yaylacılık Yalnızca Mera Değil, Kadim Bir Kültürel Hafızadır"
İtiraz dilekçesinde meselenin sadece ekonomik boyutla sınırlı kalmadığına dikkat çekilerek şu görüşlere yer verildi:
"Yaylacılık, bölgemizde yalnızca hayvanların otlatıldığı mevsimlik bir faaliyet değildir; insanların doğayla kurduğu bağın, imece geleneğinin ve toplumsal hafızanın taşıyıcısıdır. Bu alanların asli işlevinden koparılması, nesiller boyu aktarılan yaylacılık kültürümüzün yok olmasına zemin hazırlayacaktır. Yaylalarımızı kaybettiğimizde yalnızca otlaklarımızı değil, kültürel kimliğimizi de kaybetmiş olacağız."
Doğal Denge ve Kamu Yararı Vurgusu Yapıldı
Mera ve yaylakların bölgenin bitki örtüsü, su kaynakları ve ekolojik dengesi için hayati bir bariyer olduğunu hatırlatan dernek yönetimi; idari işlem tesis edilmeden önce kapsamlı çevre, sosyal etki ve kamu yararı analizlerinin eksiksiz yapılmasını talep etti.
Dilekçede, söz konusu parsellerin mevcut mera ve yaylak vasfının korunması, bölge halkının ve yaylacıların görüşlerinin esas alınması ve tahsis amacının değiştirilmesi sürecinin ivedilikle durdurulması istendi.