DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye'de hayvancılık sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekerek, üreticinin her geçen gün daha ağır şartlar altında faaliyet göstermeye çalıştığını söyledi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada hayvancılığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karal, özellikle Kars ve Ardahan'da gerçekleştirdikleri saha ziyaretlerinde üreticilerin yaşadığı sıkıntıları yerinde gözlemlediklerini ifade etti.
Karal, hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bölgelerde üreticilerle bir araya geldiklerini belirterek, artan maliyetler, azalan gelirler ve belirsiz gelecek nedeniyle üreticilerin büyük bir çıkmaz içerisinde bulunduğunu söyledi.
"Üreticinin Sorunu Artık Üretmek Değil, Üretimi Sürdürebilmek"
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen kanun teklifi üzerine Yeni Yol Grubu adına söz alan Karal, Karadeniz'deki çay üreticilerinin yaşadığı sorunlarla Doğu Anadolu'daki besicilerin yaşadığı sıkıntıların aslında aynı temele dayandığını belirtti.
"Üreticinin sorunu artık üretmek değil, üretimi sürdürebilmek" diyen Karal, Türkiye'nin en geniş mera alanlarına sahip bölgelerinde bile üreticinin geleceğe güvenle bakamadığını vurguladı.
Yükselen yem, enerji ve bakım maliyetlerinin üreticinin yükünü artırdığını ifade eden Karal, gelirlerin ise aynı oranda yükselmediğini, bu nedenle hayvancılık işletmelerinin her geçen gün daha fazla zorlandığını dile getirdi.
"Besicimiz Mutsuz, Süt Üreticimiz Umutsuz"
Hayvancılığın kuşaktan kuşağa aktarıldığı şehirlerde üreticilerin ciddi ekonomik baskı altında olduğunu belirten Karal, sektörde yaşanan sıkıntıları şu sözlerle özetledi: "Besicimiz mutsuz. Süt üreticimiz mutsuz. Kurban yetiştiricimiz umutsuz. Ne sattığı etten para kazanabiliyor ne ürettiği sütten para kazanabiliyor ne de yetiştirdiği hayvandan hak ettiği geliri elde edebiliyor."
Karal, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı bir ortamda hayvancılık sektörünün sürdürülebilir olmasının mümkün olmadığını kaydetti.
"Bu Şartlarda Hangi Genç Hayvancılığa Başlamak İster?"
Köylerde genç nüfusun hızla azaldığına dikkat çeken Karal, gençlerin üretimde gelecek göremediğini söyledi.
"Bu şartlarda hangi genç hayvancılığa başlamak ister? Bu şartlarda hangi aile çocuğunu üretimde tutabilir?" diye soran Karal, kırsaldaki üretim kültürünün ciddi bir tehdit altında olduğunu ifade etti.
Gençlerin köylerden uzaklaşmasının yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir sorun olduğunu belirten Karal, üretimin devamlılığı açısından genç nüfusun sektörde tutulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
"Kendi Meralarımız Dururken İthalata Yöneliyoruz"
Türkiye'nin sahip olduğu üretim potansiyeline rağmen çözümün hâlâ ithalatta aranmasını eleştiren Karal, mevcut politikaların sürdürülebilir olmadığını söyledi.
"Kendi meralarımız dururken başka ülkelerden hayvan getiriyoruz. Kendi üreticimiz ayakta kalma mücadelesi verirken başka ülkelerin üreticilerine pazar oluşturuyoruz. Kendi çiftçimiz zarar ederken başka ülkelerin çiftçisine gelir kapısı açıyoruz." ifadelerini kullanan Karal, bu anlayışın değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
"Türkiye Kendi Üreticisine Güvenmelidir"
Hayvancılıkta kalıcı çözümün ithalatta değil yerli üreticiyi destekleyen politikalarda bulunduğunu vurgulayan Karal, Türkiye'nin sahip olduğu mera varlığı, üretim kültürü ve yetişmiş insan kaynağıyla kendi kendine yetebilecek güce sahip olduğunu söyledi.
Karal, "Türkiye'nin potansiyeli vardır, üreticisi vardır. Yapılması gereken, ithalata bağımlılığı artırmak değil, üreticiyi yeniden üretimde tutacak politikaları hayata geçirmektir." diyerek konuşmasını tamamladı.