Samsung Electronics Türkiye Mobil İş Birimi Başkan Yardımcısı Murat Azdemir, ''Türkiye, mobil teknolojilere ve yeniliklere en hızlı adapte olan, küresel pazarın üzerinde bir dinamizme sahip ülkelerden biri olmaya devam ediyor. Pazarın dinamiklerine baktığımızda, küresel akıllı telefon pazarı yıllık ortalama yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye pazarı geçtiğimiz yılı yüzde 7 seviyesinde, yani dünya ortalamasının iki katı hızda bir büyüme ile tamamladı'' dedi.
Azdemir, Türkiye mobil pazarını değerlendirirken, kullanıcıların beklentileri ve şirketin yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
Türkiye'deki mobil pazarı değerlendiren Azdemir, ''Türkiye, mobil teknolojilere ve yeniliklere en hızlı adapte olan, küresel pazarın üzerinde bir dinamizme sahip ülkelerden biri olmaya devam ediyor. Akıllı telefonlar artık sadece bir iletişim aracı olmanın ötesine geçerek üretkenlikten eğlenceye, içerik üretiminden güvenli dijital yaşama kadar her anımızın merkezinde yer alan kişisel bir platforma dönüştü.
Pazarın dinamiklerine baktığımızda, küresel akıllı telefon pazarı yıllık ortalama yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye pazarı geçtiğimiz yılı yüzde 7 seviyesinde, yani dünya ortalamasının iki katı hızda bir büyüme ile tamamladı. Bu yıl da yüzde 7-8 bandındaki ivmenin korunduğunu görüyoruz. Bu güçlü büyümenin arkasında; genç ve eğitimli nüfusumuz, teknoloji adaptasyon hızımız ve özellikle yapay zekâ destekli ile 5G uyumlu premium cihazlara yönelik artan tüketici talebi yer alıyor. Önümüzdeki dönemde de büyümenin özellikle yapay zekâ destekli ve 5G uyumlu cihazlarla devam edeceğine inanıyoruz'' şeklinde konuştu.
''Türkiye’de satılan her 100 akıllı telefondan yaklaşık 45’i, her 100 tabletten ise 42-43 adedi Samsung markasını taşıyor''
Şirketin Türkiye pazarındaki konumu hakkında bilgi veren Azdemir, ''Şirket olarak hem küresel ölçekte hem de Türkiye’de mobil teknolojilerin gelişimine ve standartlarına yön veren lider marka konumumuzu sürdürüyoruz. Bugün Türkiye’de satılan her 100 akıllı telefondan yaklaşık 45’i, her 100 tabletten ise 42-43 adedi Samsung markasını taşıyor. Yani ürettiğimiz telefon ve tablet adedine baktığımızda açık ara pazar lideriyiz. Burada hem donanım tarafında hem de üretici yani tasarımını, üretimini, tedariğini kendimiz yapıyor olmamızın getirdiği avantajlar var. Samsung dünyada Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan şirketlerin başında geliyor. Kendi çipimizi, ekranımızı ve sensörümüzü üretebilme gücümüz ile Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımlar pazardaki bu lider konumumuzu pekiştiriyor. Şirketin yıllık Ar-Ge yatırımları bugün yaklaşık 30 milyar dolar seviyesine yaklaşmış durumda. 2025 yılında yaklaşık 27 milyar dolarlık Ar-Ge harcaması gerçekleştirerek tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı'' dedi.
''Tüketiciler, doğal konuşma diliyle etkileşim kuran, işlemlerini kolaylaştıran akıllı bir asistan arıyor''
Türk tüketicilerinin mobil ürünlerdeki beklentilerini aktaran Azdemir, ''Türk tüketicisi artık cihazın kendisini ne kadar iyi anlayabildiğine, tercihlerini ne kadar doğru öngörebildiğine ve günlük yaşamını ne kadar kolaylaştırdığına bakıyor. Üretkenlik, çoklu görev (multitasking), hızlı içerik üretimi ve kişiselleştirilmiş güvenlik beklentileri hızla artıyor. Tüketiciler artık komut bekleyen bir cihaz değil; doğal konuşma diliyle etkileşim kuran, işlemlerini kolaylaştıran akıllı bir asistan arıyor. Yapay zekâ tam da bu noktada beklentileri şekillendiren ana unsur haline geldi; bu durum pazarda tüketicilerin daha yüksek kapasiteli, üst segment cihazlara kaymasını da beraberinde getiriyor'' diye konuştu.
''Her yeni adımda cihazlarımızı daha ince, daha hafif, daha dayanıklı ve daha güçlü hale getirdik''
Katlanabilir modellere vurgu yapan Azdemir, ''Katlanabilir telefonlar artık bir ‘gelecek vizyonu’ ya da ‘niş’ bir kategori değil, premium mobil pazarın en güçlü ve en hızlı büyüyen standartlarından biri. Yedi nesildir bu kategoriye öncülük eden marka olarak, her yeni adımda cihazlarımızı daha ince, daha hafif, daha dayanıklı ve daha güçlü hale getirdik. Yeni tanıttığımız Galaxy Z Fold8 Ultra ile profesyonel üretkenliği ve çoklu görev yeteneklerini en üst seviyeye taşırken, Z Flip8 ile ikonik tarzı ve kapak ekranı yapay zekâ kullanımını yeni bir boyuta ulaştırıyoruz. Yeni Galaxy Watch serimiz ise yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş sağlık, uyku ve zindelik analizleriyle bu mobil ekosistemi mükemmel şekilde tamamlıyor. Bizi rekabette farklılaştıran ana unsur; yapay zekâyı cihaza sonradan eklenmiş bir ‘özellik’ olarak değil, cihazın tasarımından ve çalışma mimarisinden başlayan bütünleşik bir deneyim olarak sunmamızdır'' ifadelerini kullandı.
''Galaxy AI’ı dünya genelinde 800 milyon cihazda aktif hale getirerek mobil yapay zekâyı en geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz''
Gelecekteki hedeflerini açıklayan Azdemir, ''Yıl sonuna kadar Galaxy AI’ı dünya genelinde 800 milyon cihazda aktif hale getirerek mobil yapay zekâyı en geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Galaxy akıllı telefonlar, tabletler, Galaxy Watch ve giyilebilir cihazlar arasındaki yapay zekâ uyumunu kesintisiz hale getirerek tüketicilere bütünsel bir akıllı yaşam tecrübesi sunmayı amaçlıyoruz. Ayrıca Türkiye’deki üretim operasyonumuzu ve yerel iş birliklerimizi güçlendirerek, Türkiye'de satılan her 3 Samsung ürününden 2'sini yerli üretimle sunma başarımızı ve istihdama sağladığımız katkıyı da artırarak sürdürmek istiyoruz'' dedi.
''Maliyetler artarken biz de her yeni nesilde kullanıcıya sunduğumuz değeri daha da yukarı taşımaya odaklanıyoruz''
Çip ve RAM arz-talep dengesindeki değişimler ve bu durumun cep telefonu maliyetlerine etkisini değerlendiren Azdemir, ''Yapay zekâ yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte özellikle bellek ve yarı iletken tarafında küresel ölçekte önemli bir arz-talep değişimi yaşanıyor. Bugün yalnızca akıllı telefon üreticileri değil, veri merkezlerinden otomotiv sektörüne kadar birçok endüstri aynı bileşenlere ihtiyaç duyuyor. Bu durum doğal olarak sektör genelinde maliyet baskısını artırıyor.
Önümüzdeki dönemde de bu baskının devam etmesini bekliyoruz. Ancak şirket olarak bu süreci yalnızca maliyet veya fiyatlama perspektifinden değerlendirmiyoruz. Çünkü kullanıcılarımızın yeni nesil cihazlara yatırım yaparken yalnızca ödediği fiyata değil, uzun yıllar boyunca elde edeceği deneyime ve değere baktığını biliyoruz. Bu nedenle maliyetler artarken biz de her yeni nesilde kullanıcıya sunduğumuz değeri daha da yukarı taşımaya odaklanıyoruz.
Her yeni nesilde kullanıcılarımıza daha gelişmiş yapay zekâ deneyimleri, daha güçlü kamera sistemleri, daha ince ve hafif tasarımlar, daha yüksek dayanıklılık ve daha uzun yazılım desteği sunuyoruz. Özellikle yeni Galaxy Z Fold8 Ultra, Galaxy Z Fold8 ve Galaxy Z Flip8, Samsung'un sekiz nesildir katlanabilir teknolojilere yaptığı Ar-Ge ve mühendislik yatırımlarının ulaştığı noktayı temsil ediyor. Dolayısıyla yeni nesil ürünleri değerlendirirken yalnızca bileşen maliyetlerini değil; uzun vadeli kullanım ömrünü, üretkenliği artıran yapay zekâ özelliklerini ve kullanıcıya sunduğu toplam değeri birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Şirket olarak en önemli önceliğimiz ise kullanıcılarımızın yeni teknolojilere erişimini kolaylaştırmak. Bu nedenle fiyatın ötesinde toplam sahip olma maliyetini düşüren çözümler sunmaya devam ediyoruz. Takas kampanyalarımız, Samsung Care+ hizmetimiz ve farklı finansman seçeneklerimizle kullanıcılarımızın yeni nesil Galaxy deneyimine daha avantajlı koşullarda ulaşabilmelerini hedefliyoruz.
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Samsung'un yarı iletken teknolojilerindeki güçlü uzmanlığı ve küresel ölçeği de bu süreçleri daha etkin yönetebilmemize önemli katkı sağlıyor. Amacımız, değişen piyasa koşullarında da kullanıcılarımıza en iyi deneyimi ve en yüksek değeri sunmayı sürdürmek'' açıklamasında bulundu.